Açık kasık fıtığı ameliyatı da en yaygın yapılan cerrahidir ve kasık fıtıklarının onarımında başarılıdır. En yaygın kabul gören teknik Lichtenstein ismiyle adlandırılır ve altın standart kabul edilir. Bu teknikte yama ile uygulanır ve teknik iyi uygulandığında nüks oldukça azdır.

______________________________________________

     Kasık fıtıklarının kapalı dediğimiz laparoskopik yöntemlerle onarılması gittikçe geniş kabul görmekte ve cerrahlar tarafından uygulanmaktadır. Aslında laparoskopik kasık fıtığı ameliyatı, diğer bazı kapalı karın ameliyatları ile karşılaştırıldığında teknik olarak zordur ve ileri laparoskopik cerrahi tecrübesi gerektirir. Mesane yaralanması, damar yarlanması gibi, nadir ancak ciddi komplikasyonlar meydana gelebilir. Öğrenme eğrisi – bir tekniği kaç defa yaptıktan sonra doğru öğrenilip yapıldığına dair bir kriter – uzundur. Ancak, tecrübeli ellerde son derece güvenli ve başarılı bir tekniktir. Açık ameliyata göre avantajları vardır. Daha az ağrı, daha çabuk işe dönüş, daha iyi kozmetik görünüm gibi.

     Açık kasık fıtığı ameliyatı da en yaygın yapılan cerrahidir ve kasık fıtıklarının onarımında başarılıdır. En yaygın kabul gören teknik Lichtenstein ismiyle adlandırılır ve altın standart kabul edilir. Bu teknikte yama ile uygulanır ve teknik iyi uygulandığında nüks oldukça düşüktür.

     Ancak nüks etmiş bir fıtık olduğunda yaklaşım değişir. Nüksü tekrar onarmak hastayı doğru değerlendirmeyi gerektirir. Nüksün nedeni, eşlik eden ağrı var mı, onarımın hangi yöntemle yapıldığı, yamanın tipi, hangi alana konduğunun yanısıra ameliyatta önceki konan yamayı çıkarmak gerekiyor mu, ağrı var ise sinirlere bir girişim gerekiyor mu gibi bir çok sorunun cevabı aranmalıdır.

     Avrupa Fıtık Derneği’nin geniş kabul görmüş kılavuzlarına göre; daha önce açık onarılmış bir kasık fıtığının nüksünün kapalı yani laparoskopik yöntemle onarılmasını, daha önce kapalı yöntemle onarımın nüksünü de açık yöntemle ameliyat edilmesini tavsiye eder ve bu bilgi kanıta dayalıdır. Bu tavsiyenin temel nedeni, nüks eden fıtıkta, ameliyat sahasında anatomi cerrahiye ve konulan yamaya olan enflamatuvar yanıta bağlı olarak değişime uğramıştır ve teknik olarak zordur. Halbuki, tavsiye edilen yaklaşımla adeta ilk defa ameliyat ediliyormuş gibi bir bakir anatomide ameliyat yapılabilinir. Tek istisna, yamayı çıkarmayı gerektiren durumlar ve ağrı var ise sinirlere girişim gerektiren durumlardır. Bu durumda önceki ameliyattaki plan kullanılmak zorundadır. Kılavuzların bu konuda iki tavsiyesi daha vardır. Nüks cerrahisi, tecrübeli cerrahlar tarafından yapılmalıdır. Günlük pratiğinde ağırlıklı olarak fıtık cerrahisi yapan cerrahlar nüks cerrahisinde daha başarılıdır. Diğer bir tavsiye de; kapalı onarımların nüksünün yine kapalı yöntemlerle onarımı, ileri tecrübesi olan cerrahlar tarafından yapılabilir.

     Şimdi, bir olgu sunarak konuyu daha da aydınlatmak, bu hastamda neden açık onarım tercih ettiğimi açıklamak istiyorum:

     51 yaşında erkek hasta. 2 yıl önce laparoskopik iki taraflı kasık fıtığı ameliyatı olmuş. 6 ay önce sol kasıkta nüks olmuş ve zamanla büyüdüğünü belirtiyor. Ağrısı yok. Muayenede solda – muhtemelen direkt – nüks saptadım. Redükte oluyor, sağ kasık normal. Laparoskopik nüksün en önemli nedenleri; öncelikle cerrahın tecrübesizliği, küçük boyutlu yama koyma, yamayı uygunsuz konuşlandırma, yetersiz sabitleme olarak sayılabilir. Olgumuzda da, yamanın medial yani iç tarafı yeterli örtmediği kanısındayım. Hastanın ağrısı olmadığından önceden konmuş bu yamaya herhangi bir müdahalede bulunmayacağım, hatta kısmen de olsa bu yama iş görüyor. Ancak, kapalı yöntemle kas arkasına konan bu yamanın olduğu bölgede, yukarıda anlattığım nedenlerden ötürü anatomi zorluklar içerdiğinden, bakir olan önden açık yöntemle onarımı tercih ederek ameliyatı en az riskle yapmak en doğrudur şeklinde kararımı verdim.

     Hasta ameliyat sabahı hastaneye yattı, ameliyat öncesi testler ve konsültasyonlar tamamlandıktan sonra öğlen ameliyata aldım. Ameliyat, 37 dakika sürdü. Fıtık, direkt yani kasık arka duvarından nüks etmişti. Dikiş ile arka duvarı sağlamlaştırdıktan sonra, Lichtenstein’in orjinal tarifine uygun tekniklerle 8×14 cm boyutunda, yüksek teknoloji orta ağırlıkta bir yamayı konuşlandırdım. Gerekli yerlere uzun etkili lokal anestezik enjekte ederek ameliyat sonrası erken dönem olabilecek ağrıya karşı önlem aldım. Yine emilen gizli dikişler ile cildi kapatarak, hastanın dikiş aldırma gibi bir meşguliyetinin olmamasını sağladım. Hasta, ertesi sabah ağrısız bir şekilde evine taburcu edildi.

     Sonuç olarak; gerektiğinde açık cerrahi yöntemler en uygun ameliyatlardır. Bir çok değişik tekniğin birbirine üstünlüğü ve dezavantajları vardır. Önemli olan, o hasta için en uygun tekniğe karar vermektir. O tekniği de iyi uygulamak başarının anahtarıdır.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">html</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Open chat
Whatsapp