Kasık fıtıklarınının açık onarımında, tüm dünyada günümüzde altın standart olarak kabul edilmiş ve tıp dünyasında LICHTENSTEIN adı verilen ameliyat tekniği uygulanmaktadır. Bu teknik ile açık olarak gerçekleştirilecek ameliyatların çoğunun lokal anestezi altında gerçekleştirmek mümkündür.

     ______________________________________________

     Kasık fıtığı ameliyatları, günümüzde iki farklı yöntemle gerçekleştirilebilmektedir. Klasik cerrahi yöntemleriyle, kesi gerçekleştirilerek yapılan AÇIK YÖNTEM ve sadece küçük delikler açılarak gerçekleştirilen ve tıp dilinde adına LAPAROSKOPİK CERRAHİ denilen KAPALI YÖNTEM.

     Açık tekniklerle kapalı dediğimiz laparoskopik tekniklerin karşılaştırmasını blog yazımda okuyabilirsiniz. TIKLAYIN!

     Bizim buradaki esas konumuz lokal anestezi olduğundan, açık yöntem ile gerçekleştirilen fıtık onarımlarını anlatacağım. Çünkü laparos-kopik yöntem dediğimiz kapalı tekniklerin uygulanabilmesi için hastaların mutlak şekilde genel anestezi uygulanarak uyutulması gerekmektedir. Son zamanlarda spinal ya da epidural yöntemle de yapıldığı yayımlanmıştır.

     Açık yöntem ile gerçekleştirilecek onarımlarda; hastanın uyuşturulmasında genel, spinal, epidural ve lokal olmak üzere farklı yöntemler kullanılabilir. Bu yöntemlerin içinde en iyisi bu yöntemdir diye bir yaklaşımda bulunmak yanlıştır. Her birinin birbirine göre artıları ve eksileri bulunmaktadır. Hastanın uyuşturulması yöntemi, hastanın fiziksel durumu, fıtığın özellikleri ve diğer şartlara bağlı olarak hasta ve hekimin birlikte karar vermesi gereken bir aşamadır. Sağlık durumu iyi olmayan, ciddi kalp, akciğer, böbrek ve benzeri rahatsızlıkları olan bir hastada; genel anestezi veya spinal anestezi dediğimiz, anestezik ilaçların doğrudan omurilik sıvısına zerkedilmesi yoluyla uyuşturulması yöntemindense, lokal anestezi yöntemi sağlıklı bir seçenek olarak durmaktadır.

     Yine benzer şekilde, bilhassa gençlerde spinal anestezi ile yapılan uygulamaların sonrasında, bazen günlerce sürebilen inatçı baş ağrılarından kaçınabilmek adına veya genel anestezinin getirdiği risklerden korkan kişilerde, hastanın fiziksel durumu ve onarımı gerçekleştirilecek fıtığın özellikleri izin veriyorsa lokal anestezi iyi bir seçenek olacaktır.

     Kasık fıtıklarınının açık onarımında, tüm dünyada günümüzde altın standart olarak kabul edilmiş ve tıp dünyasında LICHTENSTEIN adı verilen ameliyat tekniği uygulanmaktadır. Bu teknik ile açık olarak gerçekleştirilecek ameliyatların çoğunun lokal anestezi altında gerçekleştirilmesi mümkündür.

     Lokal anestezi, her cerrahın kendi belirlediği ve tıp dünyasının izin verdiği kalıplar içerisinde kalmak kaydıyla içeriğini ayarlayabildiği ilaç karışımlarını, ameliyathane şartlarında, onarımın gerçekleştirileceği gerekli alanlara enjekte edilerek yapılması işlemidir. Bu işlemin uygulanma-sında işlemi gerçekleştirecek cerrahın tecrübesi esastır.

     Kasık fıtığı ameliyatlarında lokal anestezi ile uyuşturulma yöntemi tercih edildiğinde ilk olarak bir anestezi doktorundan destek alınarak, hastanın sakinleştirilmesi ve stresinin azalması için tıp dilinde sedatif denilen yatıştırıcı ilaç uygulaması gerçekleştirilir.

     Bu aşamadan sonra adım adım enjeksiyon tekniği kullanılır. Kesi hattına enjeksiyondan sonra gerekli süreyi bekledikten sonra, kesi gerçekleştirilir. Daha sonra cilt altı yağlı dokudan daha derine doğru onarılacak bölgeye ulaşabilmek için, bir pencere açılarak, tıp dilinde fasya dediğimiz zar tabakaya ulaşılır. Yağ tabakasında sinir donanımı yoktur, dolayısı ile ağrı iletimi sinirler aracılığıyla olduğundan bu bölgede yapılan işlerde ağrı olmaz.

     Fasyanın altına enjeksiyon yapılır, parmak masajı ile bu enjeksiyon içeriğindeki lokal anestezik sıvının fasya altı boyunca kasık kanalında yayılması sağlanır. Bu işlem ameliyatın gerçekleştirileceği tüm sahayı kapsar. Daha sonra cilt altı tamamen geçilerek ön fasya dış ağıza kadar tamamen açılır. Burada karşımıza onarım ameliyatında karşılaşacağımız 3 önemli sinirden ikisi çıkar. Bu sinirler tıp dilinde İlioinguinal ve İliohipogastrik sinir olarak adlandırılır. Bu sinirlerin etrafına da küçük enjeksiyonlar yapılarak işleme devam edilir. En son noktada karşımıza meni kanalları çıkar. Bu hattın etrafına da aynı şekilde lokal anestezik enjeksiyon işlemi yapılarak bu operasyonda karşılaşacağımız 3. önemli sinir olan ve tıpta adı Genito-femoral sinir olan sinirin genital dalı uyuşturulur. Bu son işlem ile fıtık ameliyatını gerçek-leştireceğimiz tüm alan uyuşturulmuş olur. Bu aşamadan sonra artık fıtık üzerinde gerçek-leştirilecek her türlü onarım operasyonu sorunsuz bir şekilde devam ettirilir.

     Nadiren, heyecanını yenemeyen hastalarda yada başka zorunlu nedenlerle; lokal anestezi ile başlanıp, işlemin gerçekleştirilememesi durumunda genel anestezi yöntemine geçilebilinir. Zaten, ameliyat öncesi hastalar bu göz önüne alınarak hazırlanır ve incelenir.

     Lokal anestezinin en büyük avantajı, anestezinin operasyonun uygulanacağı bölgeyle sınırlandırılmasıdır. Bu durumda bilhassa genel anestezi alma riski olan, kalp ve bilhassa akciğer hastalığı gibi ciddi sistemik hastalığı olan hastalarda riskler azaltılmış olur. Diğer bir avantajı ise ameliyat sonrası ağrı kontrolünde, yapılan lokal anestezik ilaçların etkisi devam ettiğinden, erken dönem ağrı anlamlı olarak azaltılmış olur. Genel anestezide olduğu gibi morfin ve benzeri ilaç kullanma ihtiyacı doğurmadığından, bu ilaçların kullanımına bağlı yan etkilerden hasta etkilenmemiş olacaktır.

     Sizin için en uygun yöntemi, anestezi şeklini, ameliyatı gerçekleştirecek cerrah ile konuşarak beraber belirlemeniz en doğru seçim olacaktır!

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">html</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Open chat
Whatsapp