Fıtık cerrahisinde basit bir enjektör iğnesi çok faydalı olabilir. Cerraha fıtık onarımında rehberlik yapar.

Fıtık onarımında öncelikli tercihimiz laparoskopik cerrahi. Minimal invaziv girişimlerin faydaları yüksek. Daha küçük kesiler, daha az doku hasarı demek. Bu da daha az ağrı ve hızlı bir iyileşme süreci sağlıyor.

Açık cerrahide; cerrah direkt olarak ameliyat sahasına bakarken laparoskopik cerrahide farklı bir açıdaki ekrana bakarak ameliyatı gerçekleştiriyor. Zamanla gelişen beyin adaptasyonu ile bu farklı açılar birleşerek ameliyat güvenle gerçekleştiriliyor. Bu farklı uzaysal boyutların optimize edilmesi zor olabiliyor ve bazen yol kaybedilebilir: bazen laparoskopik aletinizi, bazen de anatomik lokasyonu geçici kaybedebilirsiniz. Özellikle 30 derece açılı teleskoplarda daha sık karşılaşılıyor. 0 derece teleskopları laparoskopik cerrahide kullanmıyorum ve ihtiyacım da yok aslında. 30 derece teleskopta ise kamera asistanının görevi çok önemli. Ameliyat sahasını o gösteriyor ve cerrahın gözüne doğru perspektif ile gelmesinden sorumlu.

Laparoskopik fıtık cerrahisinde diğer abdominal organ cerrahisine göre tamamen farklı açı ve boyutta çalışıyorsunuz. Karnı bir ayakkabı kutusu gibi düşünün; diğer karın cerrahisinde yukarıdan bakarak kutunun tabanında çalışıyorsunuz, aynı açık cerrahi yapar gibi. Ancak fıtık cerrahisinde bu; kasık fıtıklarında yukarıdan bakarak yan duvarda, karın ön fıtıklarında ise yandan bakarak kutunun tavanında çalışıyorsunuz. Tamamen farklı boyut ve açılar. Bu da zaten 30 derece teleskopu vazgeçilmez yapıyor.

Kasık ve karın duvarı fıtık cerrahisinde anatomik boyutlar genellikle düz veya kıvrımlı ve anatomik referans noktaları gizli olabiliyor. Bu durumda konum belirlemek için en pratik yöntemlerden birisi basit bir enjektör iğnesini referans noktadan batırarak ucunu görmek ve uzaysal konumunuzu saptamak, diseksiyon sınırlarınızı saptamaktır.

Bunu örnekler ile anlatayım: TAPP tekniği ile kasık fıtığı onarımı yaparken geniş bir yama koymak için periton flebinizi yeterince yüksek hazırlamanız gerekir. Bu da genellikle SİAS medialinden başlayıp o taraf medial ligamanına uzanan transvers yüksek bir kesi ile olur. İşte burada SİAS’ı belirlemede zorluk çekerseniz ciltten SİAS medialinden iğne batırın ve onun rehberliğinde flebinize başlayın, resimde görüldüğü gibi.

Laparoskopik IPOM yaparken, özellikle göbek fıtıklarında karın ön duvarındaki yağlı dokuları (falsiform ligaman ve urakus) yama konuşlanma alanından uzaklaştırmanız gerekir. Bunun sınırlarını yine iğne ile belirleyip nereye kadar yapmanız gerektiğini basitçe görmüş olursunuz. Fıtık defektini ve planladığınız yama boyutunu karın cildine çizin, alt ve üst sınırlarına iğne batırın ve onun kılavuzluğunda alt ve üst diseksiyon sınırlarınızı görün, transfasyal dikiş koyacaksanız yerini belirleyin.

eTEP ventral yaparken de çok faydalı. İster kasık ister ventral olsun, kaybolduğunuzda iğne batırın, yerinizi bulun. Özellikle eTEP’de kamera ile direkt görüş altında diğer trokarları giriş yerini görmek önemli. Tekniğin doğası gereği Linea semilunaris’e yakın girmek gerekiyor. Bu sırada rektusun perforan nörovasküler demetinin yaralanma riski var. Bu sırada trokara rehberlik yapması için uygun yerden iğne görün ve yerinde bırakın. İğnenin hemen yanından ve aynı açı ile bıçaksız bir trokar ile direkt görüş altında güvenle giriş sağlayın.

Bu söylediklerim robotik platform ile fıtık cerrahisinde de geçerlidir. Evet, laparoskopik fıtık cerrahisi yaparken kaybolursanız basit bir iğne sizin rehberinizdir.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">html</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Open chat
Whatsapp