100. Blog yazım fıtık tedavisi üzerine değil; fıtık önlenmesi üzerine!! Önlemek tedaviden üstündür…

Az önce Fransa’dan bir hasta yakını aradı. Eşi 80 yaşında kolon tümörü tanısıyla açık ameliyat yapılarak kolon rezeksiyonu ameliyatı olmuş ve ardından ameliyat kesi yerinde fıtık gelişmiş.

Başka bir hasta hikayesi: 40 yaşında erkek hasta, bir yakınına böbreğini veriyor. Ameliyat sonrası gözden kaçan bağırsak yaralanması, bir seri ameliyatlar, kolostomiler, kapamalar ve sonunda kocaman bir ameliyat fıtığı.

Diğer bir hasta daha: Laparoskopik obezite cerrahisi sırasında dalaktan kanama, açığa geçiliyor. Dalak alınıyor ve açık yöntemle obezite cerrahisi tamamlanıyor. Ardından Ameliyat fıtığı.

Bir hasta daha: Hastanın çekumunda dev polip var. Orta hat karın kesisi ile sağ hemikolektomi, ameliyat esnasında vena cava yaralanması, onarım derken sonunda ameliyat fıtığı.

Böyle hikayeler çok. Ameliyat fıtıkları ciddi problem ve hastaları gerçekten sakat bırakıyor. Solunumlarını etkiliyor, karın, sırt, bel ağrıları yapıyor. Estetik olarak kötü görünümün ötesinde kıyafet problemi yaratıyor ve maalesef gittikçe büyüyor. Durmuyorlar! Ameliyat fıtıkları, aslında bir buzul gibi. Esas problem suyun altında. Ciddi yaşam kalitesi sorunu oluşturuyorlar ve bazen de hayati tehdit ediciler.

Tedavide iki yol var: Önlemek, olduysa da onarmak. Önlemek tedaviden üstün! Bunun için bilinen, basit teknikler var. Hastayı ameliyat hazırlamadan, ameliyat tekniğinden, kesiyi kapatmaya kadar çoğu bilinen şeyler. Şimdi bunlardan söz edelim:

Risk gruplarını belirlemek şart. Obez hastalar, şeker hastaları, steroid kullananlar, sarılıklı hasta, kötü beslenme, radyoterapi ve/veya kemoterapi almış hastalar, sigara içimi, yeniden laparotomi yapılması, sepsis majör risk faktörleri arasında. Minörler ise; erkek cinsiyet, ameliyat sonrası ventilatöre bağlanma, böbrek yetmezliği, bağ dokusu hastalığı, kan transfüzyonu, kanser, anemi. Bunları bilerek önlem planı yapılmalı. Bunlar ERAS’ın prehabilitasyon protokollerine giriyor. Örneğin, mümkünse sigara en az 1 ay bırakılmalı. Şişman hasta zayıflatılmalı. Beslenme durumu düzeltilmeli, diyabet kontrol altına alınmalı gibi.

Ameliyat tekniği seçimi önemli. Mümkünse ameliyat laparoskopik tekniklerle yapılmalı. Bu yaklaşımda büyük kesiler olmadığından fıtık riski de az olmakta. Orta hat kesilerinden kaçınılmalı. Orta hat linea alba zayıf alan ve en sık ameliyat fıtıklarını burada görüyoruz. Transvers kesilerde daha az fıtık görülüyor. Laparoskopik cerrahide de rezeke edilen organ orta hat kesisi ile çıkarılmamalı.

Karın kesisini kapamada kanıta dayalı verilere dayanan teknikler kullanılmalı. Bunların en önemlisi ‘Küçük Isırık Tekniği’ (#KüçükIsırıkTekniği). Halen en sık kullanılan karın kesisi kapama tekniği, No 0 ya da No. 1 Loop dikiş ile devamlı ve tüm katları içeren (fasya, kas, periton) ısırıklarla yapılandır. Artık bu terk edilmelidir. Onun yerine, etkinliği kanıta dayalı çalışmalar ile kanıtlanmış küçük ısırık tekniği kullanılmalıdır. Bu tekniği tarif edecek olursak; 2/0 standardında, monoflaman yapıda, geç emilir özellikte bir dikiş materyali ile, kesi kenarından 5 mm içeriden, sadece fasyayı alan ve 5 mm aralıklarla çok sıkmadan kesiyi kapatmak ve sonunda kesi uzunluğunun en az 4 katı uzunlukta dikişi kullanmak şeklindedir. Bu ameliyatı ortalama 4-7 dakika uzatır. Bir kahve içimi süre kadar. Bir kahveden vazgeçmek hastanıza muazzam bir iyilik demektir.

Ameliyat fıtığı oranları ortalama 20% gibi yüksektir. Ameliyat fıtıklarının onarımının nüksetme oranları da 25% gibidir. Bunlar kabul edilebilir oranlar değildir. Küçük ısırık tekniği ile bu oran 8%’lere düşmektedir. Aradaki fark çok çok anlamlıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalar, bu tekniğin obez hastalarda, acil karın kesilerinde de etkin olduğunu ortaya koymuştur.

Diğer bir önlem yöntemi de koruyucu yama koymak. Bu konu son zamanlarda gündemde ve tartışmalar devam ediyor. Özellikle orta hat kesilerinde, risk gruplarında (yukarıda yazdım) önlem amaçlı yama, yara yeri komplikasyonlarını artırmaksızın fıtığı önlemede etkili. Parastomal fıtıklarda ise daha tarıtşmalı; etkin/etkin değil şeklinde iki tarafa da ait çalışmalar var. Bu konuda iyi bir meta-analiz şart. Avrupa Fıtık Derneği, rehberlerini çalışma gruplarında güncelliyor. Önümüzdeki yıllarda önemli güncellemeler yayınlanacak.

Ameliyat fıtıklarının tedavisi ayrı bir yazı(lar) konusu. Bu konudaki yazılarım blog sayfamda.

Benjamin Franklin’in ‘Bir gram önleme, bir kilo tedaviye değer’ sözü konumuza ne kadar da uyuyor.

Bir cevap yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">html</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Open chat
Whatsapp